Halk TV patronu Cafer Mahiroğlu nereye koşuyor?
Ana haber bültenine çıkıp ağlamaklı bir ses tonuyla her ne kadar, “Kendi kanalımda bana cevap hakkı tanınmadı” diye yakınsa da Cafer Mahiroğlu, Halk TV’deki her şeyin içinde…Hem de boğazına kadar!
Onu en son Fatih Altaylı’nın YouTube kanalına verdiği özel röportajda ve eski FETÖ’cü Rasim Ozan Kütahyalı’nın neden olduğu skandalda ekranlarda gördük…
Gazeteci kökenli değil.
1966’da altı çocuklu bir ailenin oğlu olarak Sivas’ın Akpınar köyünde doğdu. Daha altı aylıkken babasını kaybetti.
İlkokul ve ortaokulu Sivas’ta, liseyi İstanbul’da bitirdi.
1984’te henüz 18 yaşındayken İngilizce öğrenmek için İngiltere’ye gitti. Geçimini sağlayabilmek için Londra’da konfeksiyon sektöründe çalışmaya başladı.
Ütücülükten temizliğe kadar her işi yaptı.
HIZLA BÜYÜDÜ!
1991 yılında çalışanı olduğu Armondi isimli tekstil firmasını satın aldı.
1983’te kurulan ve kısa sürede 350 mağazasıyla İngiltere’nin en tanınan markalarından biri haline gelen Select’i de 2007’de 13 milyon sterline kendi şirketleri arasına kattı.
Bununla yetinmedi; bu zinciri, Romanya, Türkiye, Çin, Hindistan ve Vietnam başta olmak üzere dünya geneline yaydı.
Dünyanın birçok yerinde fabrikaları ve 1.500’ü Türk olmak üzere 7 binin üzerinde üzerinde çalışanı bulunuyor.
Top Shop, New Look, Dorotthy, Perkins, Tesco, Evans gibi birçok markanın üreticiliğini yapıyor.
2017 yılında da “Markofoni” adlı online alışveriş sitesini 15 milyon dolara satın aldı.
EN ZENGİN 100’DE!
Cafer Mahiroğlu sadece bunları başarmakla kalmadı; aynı zamanda İngiltere’nin en zengin 100 kişisi arasına da adını yazdırdı.
İngiltere iş çevreleri onu “batmakta olan firmaları satın alarak ekonomiye yeniden kazandıran sihirbaz” olarak tanımlıyor ve Asil Nadir’le kıyaslıyor.
İngiltere’de bu kadar tanınmasına ve güçlü olmasına rağmen biz Türkiye’de onu 2020’nin Ocak ayında CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın sahibi olduğu “Halk TV”yi satın almasından sonra tanıdık.
GAZETECİ DEĞİL AMA!
Yukarıda detaylıca anlattığım gibi gazetecilik alanında hiçbir deneyimi yok. Bu konuda herhangi bir eğitim de almamış…
Ama yine de ülkemizdeki tüm medya patronlarından daha çok “mutfak”ta…
Yayın politikasını doğrudan belirliyor, ekran yüzlerini bizzat seçiyor.
Türkiye’de yeterince yaşamamış olmasına ve medyada kimin kim olduğunu bilmemesine rağmen, kafasına koyduğunu yapıyor ve herkesin “cıss” dediği isimleri Halk TV bünyesine katıyor.
ASIL YAYIN YÖNETMENİ!
Yoğun eleştiriler alan Akif Beki, Ekrem Açıkel, İbrahim Kahveci gibi isimleri ekranda tutmaya devam ediyor.
Hatta Atatürkçü kesimin ve izleyici kitlesinin büyük çoğunluğunu oluşturan CHP tabanının tepkilerine rağmen, zaman zaman Fehmi Koru, Taha Akyol gibi isimlerin ekranda konuk edilmesinde ısrar ediyor.
Adeta Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’a yapacak iş bırakmıyor!
Zaten son olayda Barış Pehlivan’ın, Rasim Ozan Kütahyalı’nın Halk TV’nin You Tube kanalında konuk edilmesini Suat Toktaş’a değil de kendisine şikayet etmesi de bunun bir kanıtı…
RAHATSIZLIĞIN NEDENİ!
Lafı uzattım ama ana haber bültenine çıkıp ağlamaklı bir ses tonuyla her ne kadar, “Kendi kanalımda bana cevap hakkı tanınmadı” diye yakınsa da Cafer Mahiroğlu, Halk TV’deki her şeyin içinde…
Hem de boğazına kadar!
Ekranlarda onun kadar sık görünen bir medya işvereni daha yok!
Zaten istifa eden kadronun rahatsızlığının önemli bir bölümü de bu…
Şikayetçi oldukları konunun sorumlusu Genel Yayın Yönetmeni ya da Program Koordinatörü olsa, patronu arayıp dertlerini anlatacaklar.
Ama herşeyin sorumlusu patronun bizzat kendisi…
Üstelik bu patron, gazetecilik mesleğinin ne akademik ne de meslek içi eğitim sürecinden geçmiş bir isim olunca, hayatlarını bu işe vermiş insanlar da belli bir noktadan sonra çaresiz kalıyor.
GERÇEK PATRON!
Evet; Cafer Mahiroğlu “kendi kanalı”nı yönetmeyi seviyor ama bir noktayı unutuyor.
Medya kuruluşlarının patronu olmaz!
Patron, okurdur, izleyicidir.
Ve izleyici her fırsatta “ekranda olan”, “kendi siyasi hedefine, ya da ünlü olma hevesi”ne medya kuruluşunu alet eden patron tipini sevmez.
Medya patronunun iyisi, varlığını hissettirmez…
İkide bir “patron” olarak ekranlarda ya da sayfalarda boy göstermez…
Genel yayın politikasının çerçevesini çizip yönetimi tamamen profosyonellere bırakır.
Gerçek gazetecilere, lise bilgisiyle gazetecilik dersi vermeye kalkışacağına, onlara mesleklerini en iyi şekilde yapabilecekleri ortamı sağlar.
DOST TAVSİYESİ!
İşte bu yüzden Cafer Bey’e şiddetli tavsiyem, bir an önce Halk TV’nin yakasından düşmesi…
Haberciliği de halkla ilişkilerciliği de kurumsal iletişimi de reklamcılığı da imaj yönetimini de uzmanlarına bırakması…
Eğer, “Her şeyin en iyisini ben biliyorum” demekte ısrar ederse, yakında “kendi kanalı”nı kendisinden başka izleyen kalmaz!