21 Mar 2025 08:04 Son Güncelleme: 21 Mar 2025 08:13

Dilek İmamoğlu’ndan ‘yılmayacağız’ mesajı! ‘İnsanların geleceği çalınıyor…’

Çarşamba günü evinden bir şafak operasyonuyla gözaltına alınan Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, “Haksız ve adaletsiz uygulamalarla, sindirme ve itibarsızlaştırma amacıyla yapılan baskınlarla karşı karşıyayız” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (;NN) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 yıllık diploması iptal edildikten sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı “yolsuzluk” ve “terör” suçlarından oluşan iki ayrı soruşturma kapsamında 19 Mart'ta gözaltına alındı. İmamoğlu ile birlikte "suç örgütü kurmak" kapsamında “yolsuzluk” suçlamasıyla başlatılan soruşturmada, aralarında Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ile İBB yöneticilerinin de olduğu 100 kişiye gözaltı kararı verildi. Diğer bir soruşturma olan “kent uzlaşısı” nedeniyle "terör" suçundan ise İmamoğlu'nun yanı sıra, Şişli Belediye Başkanı Resul Ekrem Şahan, İBB Genel Sekreteri Mahir Polat’ın da olduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı çıktı.

İmamoğlu, İmamoğlu'nun danışmanı Murat Ongun, Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş, Ertan Yıldız, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, sanatçı Ercan Saatçive Reform Enstitüsü Başkanı Mehmet Ali Çalışkan'ın da aralarında olduğu 87 kişi gözaltına alındı.

İmamoğlu, konutuna düzenlenen polis baskını ve gözaltına ilişkin olarak paylaştığı videoda, "Büyük bir zorbalıkla karşı karşıyayız ama yılmayacağımı bilmenizi istiyorum. Hepinizi çok seviyorum. Ben kendimi milletime emanet ediyorum. Dimdik ayakta olacağımı bütün milletim bilsin. O kişiye ve onun bütün bu süreci aparat gibi kullanan aklıyla mücadeleye devam edeceğim" dedi. Gözaltıların ardından ülke genelinde protestolar başladı.

Sözcü’den İpek Özbey’e konuşan Dilek İmamoğlu, yaşananlar karşısında şaşkın ve üzgün olduğunu söyledi. Dilek İmamoğlu, “İnsanların geleceği çalınıyor. Eşitliğin ve adaletin teminatı sistemler, Cumhuriyetimizin değerleri yerle bir edilmeye; insanlar güvensizliğe ve belirsizliğe mahkûm edilmeye çalışılıyor. Daha mutlu, huzurlu, adil ve demokratik bir Türkiye umudu yok edilmek isteniyor” diye sitem etti.

Binlerce insanın İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto etmesini, kendisine ve ailesine güç verdiğini söyleyen Dilek İmamoğlu, “gözaltı bekliyor muydunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Ne yazık ki artık “Böyle bir şey olmaz” diyebileceğimiz bir noktada değiliz. Hukuksuzluk, keyfi kararlar ve adaletsizlik hayatımızın bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Bunu hepimiz görüyoruz. Son haftalarda belli mecralardan yürütülen karalama kampanyaları, dolaşıma sokulan yalan haberler bazı adımların atılacağının sinyallerini veriyordu.”

Dilek İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle:

- Nasıl hissediyorsunuz?

Haksız ve adaletsiz uygulamalarla, sindirme ve itibarsızlaştırma amacıyla yapılan baskınlarla karşı karşıyayız. Hukuk sisteminin getirildiği nokta, demokrasinin ayaklar altına alınması, toplumda yaratılmak istenen güvensizlik… Hem eşim, ailem hem de bu ülkede yetişen tüm çocuklar, geleceğin umudu gençler, kadınlar, erkekler, tüm vatandaşlarımız adına çok şaşkınım ve çok üzgünüm. Akıl dışı uygulamalara şahit oluyoruz. Milletin iradesi ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. İnsanların geleceği çalınıyor. Eşitliğin ve adaletin teminatı sistemler, Cumhuriyetimizin değerleri yerle bir edilmeye; insanlar güvensizliğe ve belirsizliğe mahkûm edilmeye çalışılıyor. Daha mutlu, huzurlu, adil ve demokratik bir Türkiye umudu yok edilmek isteniyor.

UMUDUMUZU KAYBETMİYORUZ

- Peki başarılıyor mu?

Hayır, biz umudumuzu kaybetmiyoruz. Çünkü Türkiye’nin dört bir yanında insanlar iradesine ve ülkesine sahip çıkıyor. Dün (önceki gün) binlerce vatandaşımızla Saraçhane’de bir aradaydık. Hep birlikte, tek bir ağızdan “Kurtuluş yok tek başına” dedik. Milletimizin yapılan haksızlıklara gösterdiği tepki ailemize, bana büyük güç veriyor. Milletimizin hakkın, hukukun, adaletin, vicdanın yanında duracağından hiçbir zaman, en ufak bir şüphem olmadı. Onların gösterdiği dayanışma, ailemize ve bana büyük güç veriyor.

- Bekliyor muydunuz? Güçlü duruyorsunuz, otobüste de dikkat çekici bir konuşma yaptınız…

Ne yazık ki artık “Böyle bir şey olmaz” diyebileceğimiz bir noktada değiliz. Hukuksuzluk, keyfi kararlar ve adaletsizlik hayatımızın bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Bunu hepimiz görüyoruz. Son haftalarda belli mecralardan yürütülen karalama kampanyaları, dolaşıma sokulan yalan haberler bazı adımların atılacağının sinyallerini veriyordu.

NORMALEŞTİRMEYECEĞİZ

Ama biz, bu adaletsizlikleri kabullenmeyecek ve normalleştirmeyeceğiz. Adaleti, hukuku ve demokrasiyi savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Bu ülke hepimizin. Cumhuriyetimize, demokrasiye, hukuka tüm inancımızla sahip çıkacağız. Asla yılmayacağız. Bu günler geçecek. Biz millet olarak, daha da güçlenerek ve birbirimize daha da kenetlenerek bu zorlu süreçten çıkacağız. Birlik ruhuyla, bu ülkenin hak ettiği huzuru ve güven ortamını hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Çocuklar, gençler, kadınlar, tüm vatandaşlarımız için… Benim en ufak bir şüphem yok.

ÇOCUKLARIMIZ GÜÇLÜLER

- Çocuklarınız nasıl?

Çocuklarımız güçlüler... Onlar da ülkesinin meselelerini dert edinen, bilinçli ve duyarlı bireyler. Bu süreçte gösterdikleri olgun duruştan dolayı da onlarla büyük bir gurur duyuyorum.

- Gençlerin tepkisi çok büyük, onları nasıl izliyorsunuz?

Gençlerimiz geleceğe sahip çıkıyor. Ülkesinin geleceği için endişelenen, haksızlıklara karşı sesini yükselten, adalet ve eşitlik talep eden, sorgulayan, eleştiren, dik duruş sergileyen gençler… Hepsiyle gurur duyuyorum. Onların kararlılığı, adaletsizlikler karşısındaki cesaretleri, hepimize umut veriyor. Bugün seslerini yükselten gençler, yarının Türkiye’sini inşa edecekler. Ve ben de onlara güveniyoruz.